Analiz:
Yılmaz Özdil'e Ayarı Kim Verdi?

POSTMEDYA

ANALİZ

Bu işte ‘1 numara’ var!

Hürriyet Gazetesi’nin kalemi keskin yazarı Yılmaz Özdil, yıllardır ulusalcıların en sevdiği yazar koltuğunu kimselere bırakmıyor.

AK Parti seçmenine ettiği ‘bidon kafalılar’ türü zekâ dolu hakaretleriyle, ‘zihni hür, vicdanı hür ve irfanı hür’ ulusalcıların medar-ı iftiharı oluyor.

Sadece 7 – 8 yıl önce Cem Uzan’ın gazetesinden Aydın Doğan’a küfürler yağdırırken, şimdi Aydın Doğan’ın gazetesinden AK Parti’ye ve dindar insanlara hakaretler yağdırıyor.

Parayı verenin düdüğünü çalıyor yani.

Neyse, konumuz Yılmaz Özdil’in ‘dürüst ve tutarlı’ gazetecilik kariyeri değil.

O’nun 19 Mayıs’ta yazdığı skandal bir yazı.

Yılmaz Özdil, ‘19 Mayıs’ başlıklı yazısında, Balyoz Darbe Planı davası kapsamında yapılan tutuklamaları hicveden bir yazı kaleme aldı.

İlginç olan yazısı değil, yazısına düştüğü kısa bir nottu.

Özdil, yazısının notunda aynen şunları söylüyordu: “Çevrende herkes şaşırsa, bunu da senden bilse, sen aklı başında kalabilirsen eğer, ne kazandım diye sevinir, ne yıkıldım diye yerinir, ikisine de vermeyebilirsen değer, yüreğine dayan diyecek direncinden başka şeyin kalmasa da, herkesin bırakıp gittiği noktada, sen dayanabilirsen tek, dünya önüne serilir, adam oldun demektir... Tarih, CHP’yi liderini satan parti olarak hatırlayacak. Aynı tarih, MHP’yi lideriyle yazacak. Benden söylemesi, yarın...”

Özdil, MHP’nin kaset skandallarıyla sarsıldığı günlerde, Devlet Bahçeli’nin birkaç günlüğüne de olsa, kaseti çıkanlara sahip çıkmasını övüyor ve “Tarih, CHP’yi liderini satan parti olarak hatırlayacak. Aynı tarih, MHP’yi lideriyle yazacak” diyordu.

Özdil, Deniz Baykal’ın bir kaset komplosuyla CHP’nin Genel Başkanlığı’ndan alaşağı edilmesini hiç hazmedememişti.

Baykal’ın istifasının ardından, Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığını açıklamasının hemen öncesinde yazdığı ‘Benden Söylemesi’ başlıklı yazısında, “O koltuğa bu şartlarda oturmaya kalkan, mezar soyucusudur... O koltuğu, sahibine, yani Deniz Baykal’a geri vermeyenin, Anıtkabir’e girmesi yasaklanmalıdır!” demişti.

Ulusalcı CHP’lilerin duygularına tercüman oluyor, o da diğerleri gibi dişini sıkarak ama sabırsızlıkla 12 Haziran akşamını bekliyordu.

Zaman zaman da duygu patlaması yaşayıp birkaç satırla hislerini açık ediyordu.

19 Mayıs’ta kaleme aldığı yazısına düştüğü not da duygularını gizleyememesinin eseriydi.

Notunu ilginç bir şekilde, 1 yıl önce kaleme aldığı ‘Benden Söylemesi’ başlıklı yazısına atıf yaparak, “Benden söylemesi, yarın...” cümlesiyle bitiriyordu.

Vermek istediği mesaj çok açıktı.

‘Mezar soyguncusuna’ ve onu pazarlayanlara, yani Deniz Baykal’ı tasfiye edip CHP’yi yeniden dizayn edenlere ağzına geleni söyleyecekti.

Herkes merakla 20 Mayıs gününü bekledi Yılmaz Özdil’in mezar soyguncusuna vereceği dersi görmek için.

Ama nafile…

Yılmaz Özdil’in 20 Mayıs’ta ‘Kasvet’ başlıklı yazı kaleme aldı.

Yazısında, Deniz Baykal’a ve MHP’ye yapılan kaset komplosundan bahsediyordu.

Ancak Özdil, 16 Eylül 2010 tarihli yazısını yeniden yayınlıyordu.

Yeni yazı yazmamıştı.

Önceki gün, “Tarih, CHP’yi liderini satan parti olarak hatırlayacak” konulu yazısını yazacağını duyurmuştu.

Ancak CHP’yi dizayn eden çevrelere gıkını çıkaramadı dürüst gazeteci!

Anlaşılan biri Yılmaz Özdil’e ayarı vermişti.

Peki, Yılmaz Özdil’e ayarı veren kimdi?

Hürriyet’in eski iş takipçisi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, Hırant Dink’in öldürülmesinin hemen ertesi günü, “Hepimiz, bu cinayetin son halkasına kadar çözülmesi için takipçilik görevini yapmalıyız. Bu olayın "meczup bir gencin" işi olduğu iddia edilirse, asla inanmayalım” derken, sadece 2 gün sonraki katilleri masumlaştırmak için yazdığı yazısında, suikastın faillerini “Birbirini dolduruşa getiren mahalle kabadayıları” olarak tanımlıyordu.

Ertuğrul Özkök’e ayarı kim verdiyse, Yılmaz Özdil’e de ayarı veren aynı kişiydi.

Deniz Baykal’ın kasetinin çıktığının ertesi günü “Dikkate almayalım. Alçak pusucuyu elleri böğründe bırakalım” diyen Ahmet Hakan’a, bir sonraki gün “İş işten geçmiştir. Artık ne yapılsa, ne edilse zaittir... “Yatak odasına gizlice kamera sokan karanlık el”, bir kez daha galibiyetini ilan etmiştir. Zafer kesindir. Bu öyle büyük bir zaferdir ki, Deniz Baykal’a bırakıp gitmekten başka seçenek sunmamaktadır” diye yazdırtan kimse, Yılmaz Özdil’e ve Ertuğrul Özkök’e de ayarı veren de aynı kişiydi.

Ayarı veren kişinin kim olduğunu anlamak için, Ahmet Hakan’ın son günlerde İnan Kıraç’la ilgili yazdığı yazılara bakmak yeterli.

Söz yine döndü dolaştı, İnan Kıraç’a ve CHP’nin dizayn edilmesine geldi dayandı.

Yemin olsun bir kastımız yok.

Laf dönüp dolaşıp yine aynı yere geliyor.

“İşte Ergenekon’un 1 numarası!” başlıklı analizimizde de dediğimiz gibi;

Her yol Roma’ya çıkıyor.

Postmedya

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Evet, İnsanlık Öldü!
Peki Katili Kim? Cinayete Göz Yuman Kim? Ahlaki Çöküşün Sorumlusu Kim????

Haberi Oku